Odak Noktası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Odak Noktası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2015 Cuma

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 6 (Focal Points - Odak Noktaları)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisine devam ederken bir önceki yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için sunduğumuz bir önceki ipucu, Veri Mürekkep Oranı (Data Ink Ratio) yaklaşımıydı. Bu yaklaşım sayesinde kullanıcıların dikkatini veri üzerinde nasıl tutabileceğimizi konuştuk. Merak edenler için;

Serinin bu bölümünde ise rapor tasarımının kalitesine katkıda bulunacak başka bir ipucuna odaklanacağız; Odak noktasına (Focal Point).

Focal Point terimi fizik, matematik, elektronik, bilgisayar, oyun teorileri, fotoğraf ve resim gibi bir çok alanda karşımıza çıkar. Genel manada düşünüldüğünde merkezi yer, konunun özü, dikkat kesilecek mesele, odak noktası, can alıcı şey vs. gibi tanımlar yapılabilir. Biz bu terimi ressam veya fotoğrafçı gibi ele alacağız ve raporlarımızda kullanacağız.

Rapordaki en önemli bilgi hangisi?


Öncelikle bir kaç sorunun cevabını verebiliyor olmak lazım. Raporda ne/neler aktarmak istiyoruz? Raporumuzun konusu ne? Rapordaki hangi bilgi diğerlerinden daha önemli? Kullanıcıların neye odaklanmasını istiyoruz?

Raporlarda vermek istediğimiz mesajların sayısını mümkün olduğunca azaltmak gerekir. Aksi halde bir mesaj kargaşası olur ve kullanıcılar anlam çıkarmakta zorlanır. Bir mesaj harika, iki mesaj kabul edilebilir miktardadır.

Rule of Thirds Kompozisyon Formülü


Karakalem çizimler yaparken karşılaştığım bir kuraldan bahsedeceğim. Bu kuralı raporlarımıza da uygulayabiliriz.

Kompozisyon hazırlarken çizimlerde denge ve amaç vurgusu ortaya koyabilmek için Rule of Thirds olarak isimlendirilen bir formüle başvurulması tavsiye edilir. Bu olmazsa olmaz bir kural değildir. Ancak çizimleri estetik açıdan doyurucu hale getiren güvenilir ve önemli bir formül olarak kabul edilir.

Aşağıdaki fotoğrafın odağı olan arı bu formül doğrultusunda konumlandırılmıştır.


Vermek istediğimiz mesajları (görselleri) Rule of Thirds isimli kompozisyon formülene göre konumlandırırsak, estetik açıdan rapor kalitesini arttırmış oluruz. Mesajları vurgulamak için neler yapabileceğimizi daha önce bir çok defa gündeme getirmiştik. Buraki formülle de mesajları vurgulamak için görselin rapor üzerinde doğru pozisyonda bulunmasını temin etmiş olacağız.

Tasarımları Rule of Thirds formülünü kullanarak yapmak oldukça kolay. Raporunuzu yatay ve dikey olarak çizgilerle üç parçaya ayırdığınızı düşünün. Çigizilerin kesişim noktaları en önemli mesajınızı konumlamak isteyebileceğiniz bölgeleri tarif eder.

İşte! bir rapordaki en can alıcı bölgeler aşağıda kırmızıyla işaretli.


Göz doğası gereği tam da bu noktalarda durur ve rahat eder. Siz de istediğiniz mesajı bu arada vermiş olursunuz. Böylece mesajınızın etkisi artar.

Peki, bu noktalar arasında da bir önem sırası var mıdır?


Elbette, ancak bunun yazılı kültürlere göre farklılık gösterdiğine inanıyorum. İnsanlar baktıkları bir ekrana veya kağıda sanki bir metin okuyormuş gibi odaklanırlar. Yani eğer raporlama yaptığınız bölgede yazı soldan sağa akıyorsa, raporda ilk bakılacak yer soldaki nokta olur. Dolayısıyla en önemli mesajınızı burada bulundurmak istersiniz. Benzer şekilde o bölgede yazı sağdan sola akıyorsa, sağdaki noktalar daha değerlidir. Bu mantık yukarıdan aşağı doğru da geçerli.
Yukarıda belirttiğimiz noktalar kadar olmasa da görsellerin tasarım dengesinde iyi sonuçlar veren başka noktalar da var. Bunları dik üçgenler kullanarak keşfedebilirsiniz.


Focal Point farkındalığının Etkili Rapor Tasarlamada önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için ilham veren bir ipucu oldu.

Sonraki yazımızda bir başka ilham veren ipucuna, raporlarda altın oran kullanımına değineceğiz.

Faydalı olması dileğiyle...

5 Ekim 2015 Pazartesi

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 4 (Güzel Tasarlanmış Raporların Karakteri)

Uzun bir aradan sonra “Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri” yazı serisine devam etmeye karar verdim. Raporlama projelerine girişecek tarafların dikkatle incelemesi gereken önemli bir seri olduğu düşüncesindeyim ve çevremden aldığım geri dönüşler de bu düşüncemi destekler nitelikte.

Önceki yazıları kısaca bir hatırlatmak gerekirse;

Serinin ilk makalesinde dashboard tanımı ve mükerrer yapılan tasarım hataları üzerinde durmuştuk. Yazıda geçen tasarım hatalarından bir kaçı sizin projede de olabilir. Mutlaka bir göz atın;

Serinin ikinci makalesinde ise mümkün olduğunca kolay yorumlanabilen ve amaçlanan kısımları akılda kalan tasarımlar dizayn etmek için hafızanın işleyişine, algıyı güçlendiren sembollere ve görsel duyunun çalışma prensibine odaklandık. Etkili tasarımlar için gerçekten büyük bir adım oldu. Bakmadan geçmeyin;

Serinin üçüncüsünde, yani ara vermeden önceki son yazıda ise, geliştirme süresince karşımıza çıkabilecek önemli bir kaç sorunun cevaplarına odaklandık. Rapor ihtiyaçlarını kategorize ettik ve teknoloji seçimini etkileyecek noktalara değindik. Yazıda geçen sorulara ve cevaparına mutlaka bir göz atın;

Nihayet bu yazımızla birlikte tasarım prensiplerine giriş yapmış olacağız. Artık bazı raporların neden çok güzel, bazılarınınsa neden çok itici olduğunun açıklamasını yapabileceğiz.


Güzel tasarlanmış bir raporun karakteri nasıldır?


Öncelikli olarak rapora gelen kişinin doğru bilgiyle karşılaşması çok önemlidir. Buradaki doğru bilgiden kasıt sadece verinin tutarlı olması değil aynı zamanda beklentiyi karşılayacak nitelikte olmasıdır. Yani kullanıcılar rapordan umduğunu bulmalıdır. Karşılaşılanların bir kısmı işe yaramıyorsa zamanla raporunuz daha itici hale gelir. Bir süre sonra kullanıcılar kendi raporlarını tasarlamayabilmek için veriye direk erişim talebinde bulunur.

İyi bir dashboardda görseller son derece estetik kaygıyla organize edilmiş olmalıdır. İlk odaklanılan alanlarda konunun özetiyle ve ististanalarla karşılaşılmalıdır. Hedefe ve hedef kitlenin ihtiyacına uygun, anlamlı alışkanlıklarıyla uygumlu ve anafikri doğru ifade eden görseller tercih edilmelidir. Aktarılmak istenen bilgi en kullanışlı araçlar yardımıyla, basit ve en kısa yoldan aktarılmaldır.

Özetle güzel tasarım nasıl olur?


Genel olarak verilmek istenen ana fikrin doğru verilerle, doğru ve tutarlı görseller kullanılarak sunulmasını ilk adıma koyarsak, ikinci adımda bu görsellerin estetik kaygıyla konumlandırılmasından söz edebiliriz. Hemen şimdi iç açıcı güzellikte raporlar hazırlamak için bir kaç teknik söyleyelim. Bunlar; veri-mürekkep oranı  (Data-Ink ratio) yaklaşımının uygulanması, odak noktasının (focal point) etkin kullanımı ve estetiğin matematiksel karşılığı olarak bilinen altın-oranın (Golden ratio) sağlanmasıdır.

Bu üç tekniğin detaylarından bahsetmeden önce aklımızda tutmamız gereken şey tasarımlarımızda Henry David Thoreau’un tavsiyesine uyarak; evrenin daha yaşanılabilir bir yer haline gelmesi için hayatı basitleştime fikrini tatbik etmektir. Basitlikten kastımız ana fikrin doğrudan verilmesi ve kolayca kullanılabilmesidir. İlkel veya tam tersi aşırı dikkat dağıtan görsellerden kaçınmak gerekir. Özetle edebiyattakine benzer şekilde fesahat ve belagat şartına riayet edilmelidir.

Yüzlerce kişinin ölümüne, milyarlarca doların heba olmasına sebep olan uçak kazalarının temel nedeni; basit olmayan kontrollerden dolayı pilotların ne olup bittiğini çok geç farketmesidir. Çoğu zaman basitleştirmek ve kolaylaştırmak hayati öneme sahip olur.

Dashboardlar dikkatleri üzerine çekip insanlara neler olup bittiğini ve ilk baktıklarında nelere odaklanması gerektiğini söylemek zorundadır. Bu kalitede bir iş çıkarmak için bugüne kadar konuştuklarımıza, bundan sonra detaylandıracağımız 3 tekniğe ve devamında paylaşacağımız görsellerin doğru kullanımı hakkındaki ipuçlarına ihtiyacımız olacak.


faydalı olması dileğiyle ...