Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2016 Salı

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 9 (Hepsi Bir Arada)

Bu noktaya kadar etkili rapor tasarlama teknikleri adına bir çok şeyden bahsetmiş olduk. Belki daha da fazlası yazılabilir. Ancak bu seri için bu kadarının kafi olduğuna kanaat getirdim.

Son yazımızda daha önce değindiğimiz konuların özetini sunmak istiyorum. Nelere odaklandığımıza birlikte bakalım.

Serimizin ilki olan "Dashboardlar ve Mükerrer Tasarım Hataları" başlıklı yazımızda dashboardun tarifine, etkili rapor tasarlamanın neden önemli olduğuna, tasarımda anlatımın sade ve net olması gerektiğine ve tekrar tekrar yapılan tasarım hatalarına değindik.


Dedik ki;
  • Raporlamanın çok daha elit hali olan dashboardlar, organizasyonların bilgi ihtiyacını etkili bir biçimde karşılayabilen benzersiz ve çok güçlü çözümlerdir.
  • Artık yöneticilerden tüm beyaz yakalılara herkes aksiyonlarını dashboardlardan yardım alarak yapmayı tercih etmektedir
  • Dashboard tasarımcıları ile kullanıcılar arasında bir iletişim söz konusudur. Öncelikle bu iletişimin net, sade, gerektiği kadar ve anlaşılır olması çok önemlidir. Özetle fesih ve beliğ bir anlatım benimsenmelidir.
  • Verilerin etkili bir şekilde sunulması sadece dashboard tasarımı ile ilgili bir şey değildir. Öncelikli olarak veri kaynaklarının hedefe uygun cevaplar üretebiliyor olmasını gerekir.

Yazımızın en can alıcı noktasını şu paragrafla açıklamıştık :

"Dashboardların üretimi sırasında aktarılmak istenen bilginin doğru, hızlı ve akılda kalıcı sadelikte olması gerektiği nedense çoğu zaman göz ardı edilir. Bunun yerine özellikle geliştiriciler çok renkli, vurgusu yüksek veya şekil itibari ilk bakışta göze hoş gelen ancak bilgi aktarımı konusunda kafa karıştıran tasarımlara yönelme hatasına düşerler. Aradığı bilgiye değil de tasarıma odağını kaptıran kullanıcılar ise ilk başlarda etkilense de bir süre sonra sıkılarak beklenen ilgiyi göstermeyecek hatta dashboardu kullanmayı tamamen terk ederek kendi çözümlerine yöneleceklerdir."

İkinci yazımız olan "Hafıza Süreçleri, Algı ve Görme Duyusu" ile rapor tasarlama konusunda oyun kurallarının nasıl belirlendiğine değindik. İnsan zihninin temel çalışma prensiplerini, görme, algılama ve karşılaştırıp karar verme süreçlerini ele aldık. Zihni yormayan renkler, algılama hızını arttıran semboller ve bu sembollerin birlikte kullanımı hakkında önemli detaylara değindik.


Dedik ki;
  • Dashboardların veya genel olarak raporların kolayca anlaşılır ve akılda kalıcı olması gerekir. Akılda kalan sonuçlar kolayca karşılaştırılabilir ve daha büyük kararlar daha hızlı verilebilir.
  • Akılda kalıcı raporları tasarlamak için hafıza teknikleri temel prensiplerinden çağrışım, farklılaştırma ve görsel algı gücündenfaydalanabiliriz.
  • Beş duyu organı vasıtasıyla görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma sinyallerini alan beynimiz verileri 3 hafıza sürecinde işler: Duyusal Hafıza (Sensory Memory), Kısa Süreli Hafıza (Short-Term or Working Memory), Uzun Süreli Hafıza (Long-Term Memory)
  • Etkili ‘dashboard’ tasarımları yapabilmek için dikkat öncesi hafıza ve kısa süreli hafıza süreçlerinin etkinliğini arttırma yollarına odaklanmamız gerekir.
  • asarımlarımızda genel olarak doğal renkleri tercih etmeliyiz. Parlak renkleri kısıtlı miktarda olmak şartıyla sadece vurgulamak istediğimiz noktalar için kullanmalıyız. Erkeklerin %10’u, kadınların ise %1’irenk körüdür. 
  • Amacımız mümkün olduğunca kolay yorumlanabilen ve amaçlanan kısımları akılda kalan tasarımlar yapabilmektir. Bu nedenle hafızanın işleyişinden, algıyı güçlendiren sembollerden ve görsel duyunun çalışma prensiplerinden haberdar olmak gerekir.

Serimizin üçüncü üyesi olan "Raporlama Projeleri için Strateji Belirleme" başlıklı yazımızda tasarıma geçmeden önce bir raporlama stratejisi geliştirmemiz gerektiğine vurgu yaptık. Cevaplanması gereken bir takım sorularla raporların sınıflandırılmasının, uygun içerik ve teknolojilerin seçilmesinin öneminden bahsettik.



Dedik ki;
  • Gerçekten ihtiyaç duyulan bilginin ne olduğuna ve kadar detaylı olduğuna karar vermek gerekir. Bilginin iş değeri ve uygulama kolaylığı başlangıç kapsamını belirlemede de etkili olur.
  • İstemci gruplarına özel tasarım desenleri belirlemek gerekir. Rapor okuma alışkanlıkları ve yetki seviyeleri belirlenmelidir. Tasarım hangi aksiyonlar için kullanılacak öğrenilmelidir. Aksiyon almayı kolaylaştıracak ek mesajlar neler belirlenmelidir (trend, istisnalar, bağlılıklar, karşılaştırmalar, durum değişimi vs.)
  • Sunumun amacının belirlenmesi gerekir. Stratejik raporlarda sayısal ağırlıklı durum bilgileri ve üst düzey bilgiler bulunurken, analitik raporlarda farklı bakış açılarında ve farklı seviyelerde detay bilgiye, çok çeşitli karşılaştırmalara ve daha geniş tarihsel yelpazeye erişilebilir. Operasyonel raporlar ise daha çok anlık verileri, kritik durumlarda aksiyon alacak şekilde görüntüleme karakteristiğine sahiptir.
  • Veriler sayısal veya metinsel olabilir. Sayısal ağırlık veriler sunarken daha çok karşılaştırmalı sonuçları tercih etmemiz ana fikri daha rahat ulaştırmamızı sağlayacaktır. Örneğin, satışların içinde bulunduğumuz dönemdeki değeriyle birlikte bir önceki yılda aynı dönemdeki değeri, mevcut performans değeriyle birlikte performans hedefini ve hedefe olan yakınlığı, üretim miktarıyla birlikte ortalama üretim veendüstri standardı gibi görece karşılaştırmayı kolaylaştırıcı sayıları bir arada sunmak kullanıcılar üzerinde daha fazla etki uyandıracaktır.
  • Veri kaynaklarının karakteri, raporların kullanıcılara nasıl ulaştırılacağı,iş biriminin projedeki etkinliği, tasarımcıların ve raporlama ürünlerinin yetenekleri gibi daha bir çok konu da tasarımı etkilemektedir.

Dördüncü yazımız "Güzel Tasarlanmış Raporların Karakteri" özetle raporlarda estetik kaygının olması gerektiğine vurgu yaptığımız bir yazı oldu.



Yazımızın özünü şu paragrafta sunmuştuk:

"İyi bir dashboardda görseller son derece estetik kaygıyla organize edilmiş olmalıdır. İlk odaklanılan alanlarda konunun özetiyle ve ististanalarla karşılaşılmalıdır. Hedefe ve hedef kitlenin ihtiyacına uygun, anlamlı alışkanlıklarıyla uygumlu ve anafikri doğru ifade eden görseller tercih edilmelidir. Aktarılmak istenen bilgi en kullanışlı araçlar yardımıyla, basit ve en kısa yoldan aktarılmaldır."

Bir diğer yazımız "Data Ink Ratio - Veri Mürekkep Oranı" serinin beşinci üyesiydi ve burada bir teoriden bahsetmiştik. Bu teori rapordaki görsellerin estetiğine doğrudan katkı sağlamaktadır. 



Yazımızın içeriğini şu ifadelerle özetlemiştik:

"Edward R. Tufte 1983 yılında sayısal verilerin görsel sunumu husunda “Data-Ink Ratio” ismini verdiği bir yaklaşım yayınladı.  Tufte’ye göre grafiğe harcanan mürekkebin büyük bir kısmı veri-bilgi için kullanılmalıdır. Veri için harcanan mürekkep grafiğin silinemez çekirdek kısmını oluşturur. Gereğinden fazla kullanılmamak şartıyla sayıların değişimi, mürekkep kullanımındaki değişimle ifade edilir.

Kafa karıştırıcı görünüyor olabilir. Aslında çok basit. Mümkün olduğunca sayısal verileri ön planda tut. Kullanılan görseller, dikkat dağıtmadan verileri ve verideki değişimi anlatsın." 

Sonraki yazımız serinin altıncısı olan "Focal Points - Odak Noktaları" idi. Burada da tasarımın estetik anlamda kalitesini arttıracak bir başka mevzuya değindik. Tasarımlarımız üzerinde en değerli noktaların nerelerde olduğunu inceledik.


Dedik ki;
  • Focal Point terimi fizik, matematik, elektronik, bilgisayar, oyun teorileri, fotoğraf ve resim gibi bir çok alanda karşımıza çıkar. Genel manada düşünüldüğünde merkezi yer, konunun özü, dikkat kesilecek mesele, odak noktası, can alıcı şey vs. gibi tanımlar yapılabilir.
  • Aktarmak istediğimiz en önemli bilgileri raporlarda en dikkat çeken bölgelerde tutmamız gerekir. Bu davranış hem estetik anlamda değer katar hem de algılamayı kolaylaştırır. Bu dikkat çeken noktalar Focal Pointler olarak adlandırılır. 
  • Göz doğası gereği tam da bu noktalarda durur ve rahat eder. Siz de istediğiniz mesajı bu arada vermiş olursunuz. Böylece mesajınızın etkisi artar.

Yedinci yazımız olan "Golden Ratio - Altın Oran" ile matematik ve tasarım odaklı bir konuya değindik. Yazımızda estetik algısı oluşturan tasarımlarda bu oranın nasıl ustaca kullanıldığından bahsettik.


Dedik ki;
  •  Gözümüze estetik görünün hemen hemen her yerde ölçüt olarak ya bu oran kullanılmıştır veya bu orana yaklaşılmıştır.
  • Matematik ve sanatta bir bütünün parçaları arasındaki en uyumlu oran olarak kabul edilir.
  • Ayçiceği, papatya, çam kozalağı, bitkilerin yaprak dizilişleri, insan vucudundaki azalar, deniz kabuğu vs. gibi bir çok doğal güzellik altın oranı sağlayan tasarıma sahiptir. Bununla birlikte Mimar Sinan’ın eserleri, otomativ sanayi, Mona Lisa ve Aziz Jerome tabloları, mısır piramitleri gibi yüksek kalite eserlerde, hatta günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kitap sayfaları, kibrit kutuları, oyun kağıtları, bayraklar gibi gözümüze hoş gelen insan berecerisi tasarımlarda da altın oran özenle tatbik edilmiştir.
  • Mehmet Suat Bergil “... Eğer uygulama veya işlev unsurları açısından hoşa giden ya da son derece dengeli olan bir forma ulaşılmışsa, orada Altın Sayı'nın bir fonksiyonunu arayabiliriz... Altın Sayı, matematiksel hayal gücünün değil de, denge yasalarına ilişkin doğal prensibin bir ürünüdür.” diyor. Yani tasarımlarımıza bir denge getirmek istiyorsak altın orana güvenebiliriz.



Şu paragrafla da konumuzun özünü sunmuştuk:

"Altın Oran sayesinde tasarımlarınız göze çok daha hoş gelecektir. Yeter ki mesajlarınızı küçülen dikdörtgenlere doğru kıvrılan spiraller boyunca verin. Çünkü insan zihni akışın bu spiral boyunca devam ettiğini varsayar. Siz de mesajlarınızı insan doğasına uygun şekilde vermiş olursunuz."

Serimizin sekizinci yazısı "Amaca Uygun Görselin Seçilmesi" ile verilerin son derece esnek ve hızlı analiz edildiği dimensional modelden, tablo-matris ve grafik türlerinin hangi durumlarda nasıl tercih edilebileceğinden bahsetmiştik. 


Dedik ki;
  • Tablo ve matris ile verinin kendisini sunarsınız. Grafiklerle ise destekleyici ve dikkat çekici mesajlar hazırlayabilirsiniz.
  • Grafikler ile sayısal verilerin yanısıra şu ek mesajları da sunabilirsiniz; Verinin zamana göre değişimini, Grupların bir birine göre büyüklüklerini, Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini, Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini, Standarttan sapma durumunu, Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)
  • Görselleri doğru seçmenin etkisi çok yüksektir. Doğal olarak yanlış seçmenin de bir maliyeti olur. Maliyet kalemlerin ilki hayal kırıklığı olur ki, bu projenin sonlandırılmasını bile tetikleyebilir. Eğer mesajlar doğru görsellerle ihtiyaca uygun şekilde iletilirse işletme yaşadıkça proje de yaşar.

Grafik tipi seçiminde faydalı olabilecek aşağıdaki çalışma da Dr. Andrew Abela tarafından yayınlandı. Tek sayfalık güzel bir özet.


Yazılarımızın tümünü gözden geçirdik. Artık sıra sizde. Raporlarınızda tasarımların etkisini arttıracak bir çok iyileştirme yapabilirsiniz.

İşte size doğru adımlar atmak için kullanabileceğiniz bir kontrol listesi :
  • Rapordaki bilginin konusunu ve amacını belirle. İstenilen raporun türüne karar ver (statejik, analitik, operasyonel). 
  • Hedef kitlenin beklentilerini anla. Rapor incelendikten sonra atılacak adımları dinle.
  • Rapor ihtiyacını seviyelendir. Üst yönetim, yönetim ve veri analistlerine farklı detay seviyelerde ve/veya farklı çözümlerle sunumlar yap. 
  • Etkili anahtar değerleri ve tamamlayıcı bilgileri bir araya getir. Gereksiz detaylardan arındır. 
  • Vermek istediğin mesajları bir araya getir. Mesaj sayısını küçük tut. 
  • Focal Pointin ve Altın Oranın gücünden faydalan. Mesajları rapordaki doğru konumlarına yerleştir. 
  • Anlaşılabilirliği arttırmak için mesaja uygun görselleri Gestalt prensiplerini göz önünde bulundurarak organize et. 
  • Veri-mürekkep oranı yaklaşımını uygula. Aşırı çeşitlilikten ve dikkat dağıtıcı mürekkeplerden kaçın.
  • Sık yapılan tasarım hatalarından kaçın. 
  • Grice'in etkileşimin etkisini artıran prensiplerini göz önünde tutarak raporunu test et.
Etkili rapor tasarlama serimizde çok değerli bilgilere odaklanmış olduk. Bu prensiplere uygun tasarlanmış raporların ses getireceği aşikar. 

Etkili tasarımlarınız projeye yapılan yatırımdan kısa sürede dönüş alınmasını sağlar. Karar vericilerin sisteme olan güvenini arttırır. Daha doğru aksiyonlar alınmasına ve işletmenin gücünün yükselmesine katkıda bulunur. Rekabette avantaj sağlar ve liderliği elde tutma imkanı verir.


15 Mayıs 2016 Pazar

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 8 (Amaca Uygun Görselin Seçilmesi)

Daha önce değindiğimiz veri-mürekkep oranı teorisini, Gestalt prensiplerini ve Herbert Paul Grice'ın etkileşim hakkındaki görüşlerini tasarımlarımıza yansıtmak istersek tablo ve/veya grafik seçiminde dikkatli davranmamız gerekir.

Gestalt Prensipleri ve Grice'in etkileşim hakkındaki görüşleri için :
http://www.abdullahkise.com/2014/10/etkili-rapor-tasarlama-teknikleri-2.html

Veri-mürekkep oranı teorisi için :
http://www.abdullahkise.com/2015/10/etkili-rapor-tasarlama-teknikleri-5.html

Grafik seçiminden önce elimizdekilere bir bakalım;

Verileri son derece esnek ve hızlı analiz etmek istediğimizde dimensional model kaliteli bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu modelde en basit söylemle, iki farklı karaktere sahip veri grubu oluştururuz. Sayısal veya hareketleri ihtiva eden gruba Fact, bu gruptaki verileri filtrelemek için kullanılan metinleri ihtiva gruba Dimension (boyut) adı verilir.

Dimension verileri genellikle fact verilerini filtreleyen parametreler ve/veya bu verileri çeşitli detaylarda kırarak dilimlere ayıran özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mesela satış, üretim, envanter, stok gibi sayısal veriler fact grupları olarak; müşteri, zaman, mekan gibi metinsel veriler dim grupları olarak modellenirler. Etkili rapor tasarımları elde etmek için bu iki grup veriyi amaca uygun görsellerle ifade etmemiz gerekir.

Dilerseniz raporunuzu düz metin olarak da hazırlayabilirsiniz. Ancak verileri düz metin olarak sunmak çoğu zaman anlaması zor bir görüntü oluşturur. Raporlarda doğru yerde Tablo-Matris ve/veya Grafik kullanmak, vermek istediğimiz mesajın netliğini arttıracaktır.

Tablo - Matris Kullanımının uygun olduğu yerler


Tablo ve matris çoğunlukla Dimension ağırlıklı verilerin sunumunda tercih edilir. Satır ve sütunlarda gösterilmesi anlam kargaşasına sebep olmayan ve en alt detayına kadar bütün olarak ihtiyaç duyulan veri kümeleri tablo veya matris olarak sunulabilir.

Özellikle detaydaki değerlere tek tek odaklanmak istiyorsak satır ve sütunların kesişimi bize anlamlı bilgiler verecektir.



İstersek tek bir değeri istersek belli bir alanı vurgulayarak ön plana çıkarabiliriz.

Burada satır veya sütun miktarı arttıkça okunabilirlik azalacaktır. Rahatça okunabilmesi için çeşitli gruplar oluşturup sadece istendiğinde detayları gösterecek şekilde bir tasarım yapmak isteyebiliriz. Bazen yine de tüm detaya ihtiyaç duyulur ve bu detay Excel gibi bir üründe analiz edilmek üzere istenebilir. Bu durumda zaten tasarıma aşırı yatırım yapmaya gerek olmaz. Çünkü beklenen şey anlaşılabilirlikten ziyade tüm detaylara sahip olmaktır.

Grafik Kullanımın uygun olduğu yerler


Eğer göstermek istediğimiz veri kümesi Fact ağırlıklı verilerden oluşuyorsa tablo veya matris ile gerekli tüm mesajları vermemiz mümkün olmaz. Grafikler bize ilişkili ek mesajları da verme imkanı sunar.

Fact verileri için şu ek mesajları da iletmek isteyebiliriz:

  • Verinin zamana göre değişimini
  • Grupların bir birine göre büyüklüklerini
  • Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini
  • Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini
  • Standarttan sapma durumunu
  • Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)

Gestalt prensiplerini göz önünde tutarak nokta, çizgi, çubuk, sembol, şekil kullanıp ek mesajları iletmek mümkün. Piyasadaki raporlama ürünleri çok zengin grafik çeşitliliği sunmaktadır. Daha önce yazdıklarımızı akıldan çıkarmayarak, mesajınızı açık bir şekilde verebilecek olanlardan dilediğinizi kullanabilirsiniz.

Çizgi, nokta ve çubuklar yardımıyla yukarıdaki mesajları şöyle iletebilirsiniz:
  • Verinin zamana göre değişimini

  • Grupların bir birine göre büyüklüklerini
  • Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini
  • Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini
  • Standarttan sapma durumunu

  • Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)

Özetle, tablo ve matris ile verinin kendisini sunarsınız. Grafiklerle ise destekleyici ve dikkat çekici mesajlar hazırlayabilirsiniz.

Ben bu yazıda tek tip grafik kullanmayı tercih ettim. Raporlama ürünlerinin grafik yelpazesi oldukça geniştir. Hatta bir kısım ürünlere sonradan yeni grafik türleri de entegre edilebilir.

Raporlama alanında yeni sayılabilecek Microsoft Power BI'da zengin görsel yelpazesine sahip bir ürünüdür. Hem Power BI kurulumu ile gelen hem de Microsoft'un galerisinde yayınlananlar görseller oldukça tatmin edici. Hatta yeni görselleri geliştirip Power BI'da kullanma imkanın bile mevcut.

İşte bir kaç örnek görsel:


Bunlardan amacınıza uygun olanlarını önceki yazılarımızı da göz önünde bulundurarak tercih edebilirsiniz.

Tablo-Matris veya grafikleri doğru seçmenin etkisi çok yüksektir. Doğal olarak yanlış seçmenin de bir maliyeti olur. Maliyet kalemlerin ilki hayal kırıklığı olur ki, bu projenin sonlandırılmasını bile tetikleyebilir. Eğer mesajlar doğru görsellerle ihtiyaca uygun şekilde iletilirse işletme yaşadıkça proje de yaşar.

30 Aralık 2015 Çarşamba

Rapor ihtiyacını Seviyelendirme (Üst Yönetim, Yönetim, Veri Analistleri)

Raporlama projelerindeki gözlemlerimizi düşündüğümüzde firmaların büyük bir kısmının raporlama yaklaşımında bir takım kafa karışıklığının olduğunu farkediyoruz. Özellikle son dönemlerde revaçta olan yeni Self Service BI ürünleri bu kafa karışıklığına daha fazla katkıda bulunuyor.

Fazla uzatmadan direk konuya gireceğim. Eğer bir raporlama projesine girişecekseniz üründen önce ihtiyaçlarınıza odaklanmalısınız. Önce aracın seçilmesi ve geliştirmelere başlanması talepler arttıkça sürecin içinden çıkılamaz bir hal almasına neden oluyor. Çoğu zaman firmalar ihtiyacından fazla yatırım yaparak ciddi maliyetlerin altına giriyor veya ihtiyacına uygun olmayan ürünleri deneyerek vakit ve güven kaybediyor. Genellikle bu kayıpları telafi etmek oldukça zordur.

Çarşaf raporlar üzerinden verileri didik didik edecek veri analistlerine mobile raporlama ürünlerinin çıktısını sunmak, dilediği yerden özet verilere erişerek strateji geliştirmek isteyen yöneticilere çarşaf raporlar üzerinden detaylı bilgiler sunmak en başta gelen hatalı yaklaşımlardandır.

Bu aralar en yaygın dalgınlık, binlerce satırdan oluşan bir kaç gblık detaylı raporların mobile cihazlardan servis edilmesi eğilimi şeklinde karşımıza çıkıyor. Bir an durup düşünürsek cep telefonlarının belleğinin buna yetişemeyeceğini hemen farkederiz.

İstemcileri şu 3 gruba ayırarak tüm raporlama ihtiyaçlarına cevap vermek mümkün görünüyor:


1- Üst yönetim: 


Stratejik kararları etkileyecek özet raporları bekleyen bu istemci gurubuna çoğu zaman mobile cihazlar üzerinden dashboardlar sunmak gerekir. Grafiklerin kabul görmüş en hızlı ve etkili şekilde sunulması beklenir. Microsoft'un Power BI Portal ürünü bu kısım için biçilmiş kaftan.


2- Yönetim: 


Operasyonel kararları etkileyecek belli bir kalıpta olan, sık kullanılan ve bir miktar daha detaylı raporlar bekleyen bu istemci grubu çoğu zaman raporlarını bilgisayar üzerinden görmek isteyecektir. Raporların maillerine gelmesi, versiyonlanması, farklı formatlarda çıktılarının alınabilmesi ve hatta raporlarda gelişmiş yetkilendirme, detaylandırma gibi fonksiyonalitelerin olması bu grubun ihtiyaçlarından bir kaçıdır. Bu grurup çoğunlukla ihtiyaca göre özelleştirilmiş statik raporları incelemek ister. Geleneksel olarak bu böyledir.

Ancak son zamanlarda mobile cihazların yaygınlaşması ve daha bir çok sebepten ötürü bu gruptaki istemciler de raporlarını mobile cihazlar üzerinden görmek istemektedir. Tabi ki bu hizmet geleneksel raporlama ürünlerine göre daha pahalıya gelir.

Bu grubun ihtiyacına cevap vermek için Microsoft, yeni satın aldığı DataZen ürününü SQL Server Reporting Services'a entegre etti. SQL Server 2016 CTP 3.2 kurulumuyla birlikte artık her iki ürün tek bir SSRS hizmeti olarak karşımıza çıkmaktadır.

Artık hem geleneksel SSRS raporlarını (görselleri geliştirildi) hem de mobile cihazlarla tam uyumlu DataZen raporlarını tek bir noktadan yayınlayabiliyoruz. Harika! Yeni duyurulan Microsoft SQL Server Mobile Report Publisher ve mevcut Rerport Builder & Report Designer ile bu grubun taleplerine cevap vermek artık mümkün ve daha ucuz.

3- Veri Analistileri : 


Analitik çalışmalarda verileri didik didik eden bu grup, verilerin ham hallerine ulaşmak ve bunlar üzerinde dilediği gibi çalışmak isteyecektir. Bu grubun ihtiyacı olan ürün Excel olur genelde. Ancak Excel'deki satır sınırı hala bir engel. Buna rağmen Excel Power BI veya Power BI Desktop ürnünde böyle bir sınır mevcut değil. Power BI veri modelindeki veriler memory üzerinden çalışır ve çok yüksek miktarda sıkıştırmaya tabi tutulur. Dolayısıyla pür Excel'in yetmediği yerde Power BI tarafına yönelmek mantıklı olacaktır.

İstemcileri 3 gruba ayırmak işleri kolaylaştırıyor. Tabi bu şekilde birden fazla ürünle çalışmanın kötü yanları da ortaya çıkıyor. Örneğin raporları merkezileştirmek büyük bir problemdir. Neyse ki bu aralar bu konuda da bazı gelişmeler var. Power BI portaldeki raporları ve/veya SSRS 2016 üzerinde hazırlanan geleneksel ve mobile raporları mobile cihazlar üzerinde Power BI Native App yardımıyla bir araya getirmek mümkün (şu aralar bu özelliğe sadece IOS'ta destek verilmektedir). Raporların HTML5 standardına getirilmesi de yayınlama konusunda esnekliği arttırdı.

Ürünlerle ilgili kısa bir bilgi vermek gerekirse;

Power BI Portal: üzerinde şirket mail hesabınızla bir deneme hesabı açabilirsiniz. Bu hesabın pro versiyonu aylık 10$.
www.powerbi.com
https://powerbi.microsoft.com/en-us/features

Power BI Desktop: Power Query, Power Pivot, Power Map ürünlerini bir araya getiren ücretsiz bir masaüstü uygulamasıdır.
https://powerbi.microsoft.com/en-us/desktop


SSRS & DataZen Entegrasyonu (SQL Server Mobile Report Publisher): Microsoft SQL Server 2016 ile birlikte gelen bir yeniliktir. Hem geleneksel raporları hem de DataZen temelli mobile raporları aynı servis üzerinden yayınlamak mümkün.
https://www.microsoft.com/en-us/evalcenter/evaluate-sql-server-2016

Power BI Mobile App: IOS, Android ve Windows Mobile cihazlarda mağazadan indirebileceğini ve Power BI portal raporlarına erişim sağlayabileceğiniz Native uygulamadır. Şimdilik sadece IOS üzerinde SSRS raporlarına erişmek mümkün olsa da bu özellik diğer platformlarda da kullanılabilir olacaktır.
https://powerbi.microsoft.com/en-us/mobile

Excel Power BI: Ücretsiz olarak edinilen Power Query, Power Pivot, Power View, Power Map eklentileri Power BI ürününü oluşturmaktadır. Bu 4 ürünü Excel içerisinde kullanıp nimetlerinden faydalanmak mümkün. Excel 2016 ile ürünlerin tamamını kullanabilirsiniz. Diğer versiyonlarda bu hizmetler kısıtlıdır.

Ürünleri bir arada düşünürsek aşağı yukarı şöyle bir senaryo ile karşılaşırız:



Etkili rapor tasarlama konusunda bir şeyler okumak isterseniz bu konuda yazdığım serinin şu son makalesine ve öncesine bir göz atabilirsiniz.
http://abdullahkise.blogspot.com.tr/2015/10/etkili-rapor-tasarlama-teknikleri-7.html

14 Ekim 2015 Çarşamba

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 7 (Golden Ratio - Altın Oran)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisiyle rapor tasarımlarının kalitesine katkı sağlayacak ipuçlarını vermeye devam ediyoruz. Bir önceki yazımızda odaklandığımız Focal Points konusu ile vermek istediğimiz mesajların etkisini arttırabilecek kritik noktaların neler olabileceğini paylaşmıştık. Ressamlar ve fotoğrafçılar tarafından kullanılan Rule of Third formülü sayesinde kompozisyonlardaki estetik daha doyurucu hale gelebilmektedir. Yazıya bir göz atmak isterseniz :

Serinin bu kısmında tasarım kalitesini yükseltecek başka bir ulvi konudan daha bahsedeceğiz; Altın Orandan (Golden Ratio).

Altın oranın ilk olarak ne zaman bulunduğuna veya kullanıldığına dair net bir bilgi yok. Ancak şuanda gözümüze estetik görünün hemen hemen her yerde ölçüt olarak ya bu oran kullanılmıştır veya bu orana yaklaşılmıştır. Matematik ve sanatta bir bütünün parçaları arasındaki en uyumlu oran olarak kabul edilen altın oran yaklaşık olarak 0,618033989 sayısına tekabül etmektedir.

Ayçiceği, papatya, çam kozalağı, bitkilerin yaprak dizilişleri, insan vucudundaki azalar, deniz kabuğu vs. gibi bir çok doğal güzellik altın oranı sağlayan tasarıma sahiptir. Bununla birlikte Mimar Sinan’ın eserleri, otomativ sanayi, Mona Lisa ve Aziz Jerome tabloları, mısır piramitleri gibi yüksek kalite eserlerde, hatta günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kitap sayfaları, kibrit kutuları, oyun kağıtları, bayraklar gibi gözümüze hoş gelen insan berecerisi tasarımlarda da altın oran özenle tatbik edilmiştir.



Peki, rapor tasarlama konusu ile ne ilgisi var bu altın oranın?

Mehmet Suat Bergil “... Eğer uygulama veya işlev unsurları açısından hoşa giden ya da son derece dengeli olan bir forma ulaşılmışsa, orada Altın Sayı'nın bir fonksiyonunu arayabiliriz... Altın Sayı, matematiksel hayal gücünün değil de, denge yasalarına ilişkin doğal prensibin bir ürünüdür.” diyor. Yani tasarımlarımıza bir denge getirmek istiyorsak altın orana güvenebiliriz.

Bunu nasıl yapacağımızı öğrenmek için öncelikle altın dikdörtgenin ne olduğunu bilmemiz gerekir. Eğer kısa kenarının uzun kenarına olan oranı altın oran kadar olan bir dikdörtgen çizersek aşağıda görülen altın dikdörtgeni elde etmiş oluruz.


Altın dikdörtgenin içine bir kare çizersek geriye kalan dikdörtgen parça da altın dikdörtgen olur. Bu şekilde devam edilerek iç içe sayısız altın dikdörtgenler ve kareler oluşturulabilir. Elde ettiğimiz karelerin orta noktalarını birleştirirsek altın spirali keşfetmiş oluruz. Bu spiral sanat eserlerinde incelikli bir şekilde kullanılırsa hareket izlenimi elde edilir. Bu durumu açıklamak için ‘dinamik simetri’ ismi kullanılmıştır. Bu çok özel sarmal deniz kabuklarında, salyangozlarda ve yukarıda belirttiğimiz gibi evrenin her köşesinde gizlenmiştir.

Özetle altın oranın kullanıldığı yerler göze hoş gelir.


Eğer tasarımlarımızı bu farkındalıkla gözden geçirirsek altın orana ne kadar ihtiyaç olduğunu görebiliriz.

Julie Koesmamo’nun http://www.mssqlgirl.com/ sitesinde paylaştığı bir resim altın oranın tasarımlarda nasıl kullanılabildiğine dair güzel bir örnek olmuş.


Tasarımlarında altın oranı uygulamak isteyenlere kolaylık sağlayacak yazılımlar da mevcut. Şu linkten bir tanesine erişebilirsiniz: http://www.phimatrix.com/download-1618-pro/

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz Third of Rule formulü ile Golden Ratio uygulaması bir biriyle ilişkilidir. Dolayısıyla atıfta bulunmanın faydalı olacağını düşünüyorum ve aşağıdaki videoyı sizlerle paylaşıyorum. Bu videoda sözünü ettiğimiz teknikler kullanılarak görsel mesajın etkisinin nasıl arttırıldığına şahit olabilirsiniz.


Golden Ratio ve Third of Rule tekniklerinin karşılaştırılmasını incelemek isterseniz şu videoya bir göz atabilirsiniz:


Serinin bu bölümünde odaklandığımız Altın Oran sayesinde tasarımlarınız göze çok daha hoş gelecektir. Yeter ki mesajlarınızı küçülen dikdörtgenlere doğru kıvrılan spiraller boyunca verin. Çünkü insan zihni akışın bu spiral boyunca devam ettiğini varsayar. Siz de mesajlarınızı insan doğasına uygun şekilde vermiş olursunuz.

Faydalı olması dileğiyle...


9 Ekim 2015 Cuma

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 6 (Focal Points - Odak Noktaları)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisine devam ederken bir önceki yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için sunduğumuz bir önceki ipucu, Veri Mürekkep Oranı (Data Ink Ratio) yaklaşımıydı. Bu yaklaşım sayesinde kullanıcıların dikkatini veri üzerinde nasıl tutabileceğimizi konuştuk. Merak edenler için;

Serinin bu bölümünde ise rapor tasarımının kalitesine katkıda bulunacak başka bir ipucuna odaklanacağız; Odak noktasına (Focal Point).

Focal Point terimi fizik, matematik, elektronik, bilgisayar, oyun teorileri, fotoğraf ve resim gibi bir çok alanda karşımıza çıkar. Genel manada düşünüldüğünde merkezi yer, konunun özü, dikkat kesilecek mesele, odak noktası, can alıcı şey vs. gibi tanımlar yapılabilir. Biz bu terimi ressam veya fotoğrafçı gibi ele alacağız ve raporlarımızda kullanacağız.

Rapordaki en önemli bilgi hangisi?


Öncelikle bir kaç sorunun cevabını verebiliyor olmak lazım. Raporda ne/neler aktarmak istiyoruz? Raporumuzun konusu ne? Rapordaki hangi bilgi diğerlerinden daha önemli? Kullanıcıların neye odaklanmasını istiyoruz?

Raporlarda vermek istediğimiz mesajların sayısını mümkün olduğunca azaltmak gerekir. Aksi halde bir mesaj kargaşası olur ve kullanıcılar anlam çıkarmakta zorlanır. Bir mesaj harika, iki mesaj kabul edilebilir miktardadır.

Rule of Thirds Kompozisyon Formülü


Karakalem çizimler yaparken karşılaştığım bir kuraldan bahsedeceğim. Bu kuralı raporlarımıza da uygulayabiliriz.

Kompozisyon hazırlarken çizimlerde denge ve amaç vurgusu ortaya koyabilmek için Rule of Thirds olarak isimlendirilen bir formüle başvurulması tavsiye edilir. Bu olmazsa olmaz bir kural değildir. Ancak çizimleri estetik açıdan doyurucu hale getiren güvenilir ve önemli bir formül olarak kabul edilir.

Aşağıdaki fotoğrafın odağı olan arı bu formül doğrultusunda konumlandırılmıştır.


Vermek istediğimiz mesajları (görselleri) Rule of Thirds isimli kompozisyon formülene göre konumlandırırsak, estetik açıdan rapor kalitesini arttırmış oluruz. Mesajları vurgulamak için neler yapabileceğimizi daha önce bir çok defa gündeme getirmiştik. Buraki formülle de mesajları vurgulamak için görselin rapor üzerinde doğru pozisyonda bulunmasını temin etmiş olacağız.

Tasarımları Rule of Thirds formülünü kullanarak yapmak oldukça kolay. Raporunuzu yatay ve dikey olarak çizgilerle üç parçaya ayırdığınızı düşünün. Çigizilerin kesişim noktaları en önemli mesajınızı konumlamak isteyebileceğiniz bölgeleri tarif eder.

İşte! bir rapordaki en can alıcı bölgeler aşağıda kırmızıyla işaretli.


Göz doğası gereği tam da bu noktalarda durur ve rahat eder. Siz de istediğiniz mesajı bu arada vermiş olursunuz. Böylece mesajınızın etkisi artar.

Peki, bu noktalar arasında da bir önem sırası var mıdır?


Elbette, ancak bunun yazılı kültürlere göre farklılık gösterdiğine inanıyorum. İnsanlar baktıkları bir ekrana veya kağıda sanki bir metin okuyormuş gibi odaklanırlar. Yani eğer raporlama yaptığınız bölgede yazı soldan sağa akıyorsa, raporda ilk bakılacak yer soldaki nokta olur. Dolayısıyla en önemli mesajınızı burada bulundurmak istersiniz. Benzer şekilde o bölgede yazı sağdan sola akıyorsa, sağdaki noktalar daha değerlidir. Bu mantık yukarıdan aşağı doğru da geçerli.
Yukarıda belirttiğimiz noktalar kadar olmasa da görsellerin tasarım dengesinde iyi sonuçlar veren başka noktalar da var. Bunları dik üçgenler kullanarak keşfedebilirsiniz.


Focal Point farkındalığının Etkili Rapor Tasarlamada önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için ilham veren bir ipucu oldu.

Sonraki yazımızda bir başka ilham veren ipucuna, raporlarda altın oran kullanımına değineceğiz.

Faydalı olması dileğiyle...