Dashboard Tasarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dashboard Tasarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2016 Salı

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 9 (Hepsi Bir Arada)

Bu noktaya kadar etkili rapor tasarlama teknikleri adına bir çok şeyden bahsetmiş olduk. Belki daha da fazlası yazılabilir. Ancak bu seri için bu kadarının kafi olduğuna kanaat getirdim.

Son yazımızda daha önce değindiğimiz konuların özetini sunmak istiyorum. Nelere odaklandığımıza birlikte bakalım.

Serimizin ilki olan "Dashboardlar ve Mükerrer Tasarım Hataları" başlıklı yazımızda dashboardun tarifine, etkili rapor tasarlamanın neden önemli olduğuna, tasarımda anlatımın sade ve net olması gerektiğine ve tekrar tekrar yapılan tasarım hatalarına değindik.


Dedik ki;
  • Raporlamanın çok daha elit hali olan dashboardlar, organizasyonların bilgi ihtiyacını etkili bir biçimde karşılayabilen benzersiz ve çok güçlü çözümlerdir.
  • Artık yöneticilerden tüm beyaz yakalılara herkes aksiyonlarını dashboardlardan yardım alarak yapmayı tercih etmektedir
  • Dashboard tasarımcıları ile kullanıcılar arasında bir iletişim söz konusudur. Öncelikle bu iletişimin net, sade, gerektiği kadar ve anlaşılır olması çok önemlidir. Özetle fesih ve beliğ bir anlatım benimsenmelidir.
  • Verilerin etkili bir şekilde sunulması sadece dashboard tasarımı ile ilgili bir şey değildir. Öncelikli olarak veri kaynaklarının hedefe uygun cevaplar üretebiliyor olmasını gerekir.

Yazımızın en can alıcı noktasını şu paragrafla açıklamıştık :

"Dashboardların üretimi sırasında aktarılmak istenen bilginin doğru, hızlı ve akılda kalıcı sadelikte olması gerektiği nedense çoğu zaman göz ardı edilir. Bunun yerine özellikle geliştiriciler çok renkli, vurgusu yüksek veya şekil itibari ilk bakışta göze hoş gelen ancak bilgi aktarımı konusunda kafa karıştıran tasarımlara yönelme hatasına düşerler. Aradığı bilgiye değil de tasarıma odağını kaptıran kullanıcılar ise ilk başlarda etkilense de bir süre sonra sıkılarak beklenen ilgiyi göstermeyecek hatta dashboardu kullanmayı tamamen terk ederek kendi çözümlerine yöneleceklerdir."

İkinci yazımız olan "Hafıza Süreçleri, Algı ve Görme Duyusu" ile rapor tasarlama konusunda oyun kurallarının nasıl belirlendiğine değindik. İnsan zihninin temel çalışma prensiplerini, görme, algılama ve karşılaştırıp karar verme süreçlerini ele aldık. Zihni yormayan renkler, algılama hızını arttıran semboller ve bu sembollerin birlikte kullanımı hakkında önemli detaylara değindik.


Dedik ki;
  • Dashboardların veya genel olarak raporların kolayca anlaşılır ve akılda kalıcı olması gerekir. Akılda kalan sonuçlar kolayca karşılaştırılabilir ve daha büyük kararlar daha hızlı verilebilir.
  • Akılda kalıcı raporları tasarlamak için hafıza teknikleri temel prensiplerinden çağrışım, farklılaştırma ve görsel algı gücündenfaydalanabiliriz.
  • Beş duyu organı vasıtasıyla görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma sinyallerini alan beynimiz verileri 3 hafıza sürecinde işler: Duyusal Hafıza (Sensory Memory), Kısa Süreli Hafıza (Short-Term or Working Memory), Uzun Süreli Hafıza (Long-Term Memory)
  • Etkili ‘dashboard’ tasarımları yapabilmek için dikkat öncesi hafıza ve kısa süreli hafıza süreçlerinin etkinliğini arttırma yollarına odaklanmamız gerekir.
  • asarımlarımızda genel olarak doğal renkleri tercih etmeliyiz. Parlak renkleri kısıtlı miktarda olmak şartıyla sadece vurgulamak istediğimiz noktalar için kullanmalıyız. Erkeklerin %10’u, kadınların ise %1’irenk körüdür. 
  • Amacımız mümkün olduğunca kolay yorumlanabilen ve amaçlanan kısımları akılda kalan tasarımlar yapabilmektir. Bu nedenle hafızanın işleyişinden, algıyı güçlendiren sembollerden ve görsel duyunun çalışma prensiplerinden haberdar olmak gerekir.

Serimizin üçüncü üyesi olan "Raporlama Projeleri için Strateji Belirleme" başlıklı yazımızda tasarıma geçmeden önce bir raporlama stratejisi geliştirmemiz gerektiğine vurgu yaptık. Cevaplanması gereken bir takım sorularla raporların sınıflandırılmasının, uygun içerik ve teknolojilerin seçilmesinin öneminden bahsettik.



Dedik ki;
  • Gerçekten ihtiyaç duyulan bilginin ne olduğuna ve kadar detaylı olduğuna karar vermek gerekir. Bilginin iş değeri ve uygulama kolaylığı başlangıç kapsamını belirlemede de etkili olur.
  • İstemci gruplarına özel tasarım desenleri belirlemek gerekir. Rapor okuma alışkanlıkları ve yetki seviyeleri belirlenmelidir. Tasarım hangi aksiyonlar için kullanılacak öğrenilmelidir. Aksiyon almayı kolaylaştıracak ek mesajlar neler belirlenmelidir (trend, istisnalar, bağlılıklar, karşılaştırmalar, durum değişimi vs.)
  • Sunumun amacının belirlenmesi gerekir. Stratejik raporlarda sayısal ağırlıklı durum bilgileri ve üst düzey bilgiler bulunurken, analitik raporlarda farklı bakış açılarında ve farklı seviyelerde detay bilgiye, çok çeşitli karşılaştırmalara ve daha geniş tarihsel yelpazeye erişilebilir. Operasyonel raporlar ise daha çok anlık verileri, kritik durumlarda aksiyon alacak şekilde görüntüleme karakteristiğine sahiptir.
  • Veriler sayısal veya metinsel olabilir. Sayısal ağırlık veriler sunarken daha çok karşılaştırmalı sonuçları tercih etmemiz ana fikri daha rahat ulaştırmamızı sağlayacaktır. Örneğin, satışların içinde bulunduğumuz dönemdeki değeriyle birlikte bir önceki yılda aynı dönemdeki değeri, mevcut performans değeriyle birlikte performans hedefini ve hedefe olan yakınlığı, üretim miktarıyla birlikte ortalama üretim veendüstri standardı gibi görece karşılaştırmayı kolaylaştırıcı sayıları bir arada sunmak kullanıcılar üzerinde daha fazla etki uyandıracaktır.
  • Veri kaynaklarının karakteri, raporların kullanıcılara nasıl ulaştırılacağı,iş biriminin projedeki etkinliği, tasarımcıların ve raporlama ürünlerinin yetenekleri gibi daha bir çok konu da tasarımı etkilemektedir.

Dördüncü yazımız "Güzel Tasarlanmış Raporların Karakteri" özetle raporlarda estetik kaygının olması gerektiğine vurgu yaptığımız bir yazı oldu.



Yazımızın özünü şu paragrafta sunmuştuk:

"İyi bir dashboardda görseller son derece estetik kaygıyla organize edilmiş olmalıdır. İlk odaklanılan alanlarda konunun özetiyle ve ististanalarla karşılaşılmalıdır. Hedefe ve hedef kitlenin ihtiyacına uygun, anlamlı alışkanlıklarıyla uygumlu ve anafikri doğru ifade eden görseller tercih edilmelidir. Aktarılmak istenen bilgi en kullanışlı araçlar yardımıyla, basit ve en kısa yoldan aktarılmaldır."

Bir diğer yazımız "Data Ink Ratio - Veri Mürekkep Oranı" serinin beşinci üyesiydi ve burada bir teoriden bahsetmiştik. Bu teori rapordaki görsellerin estetiğine doğrudan katkı sağlamaktadır. 



Yazımızın içeriğini şu ifadelerle özetlemiştik:

"Edward R. Tufte 1983 yılında sayısal verilerin görsel sunumu husunda “Data-Ink Ratio” ismini verdiği bir yaklaşım yayınladı.  Tufte’ye göre grafiğe harcanan mürekkebin büyük bir kısmı veri-bilgi için kullanılmalıdır. Veri için harcanan mürekkep grafiğin silinemez çekirdek kısmını oluşturur. Gereğinden fazla kullanılmamak şartıyla sayıların değişimi, mürekkep kullanımındaki değişimle ifade edilir.

Kafa karıştırıcı görünüyor olabilir. Aslında çok basit. Mümkün olduğunca sayısal verileri ön planda tut. Kullanılan görseller, dikkat dağıtmadan verileri ve verideki değişimi anlatsın." 

Sonraki yazımız serinin altıncısı olan "Focal Points - Odak Noktaları" idi. Burada da tasarımın estetik anlamda kalitesini arttıracak bir başka mevzuya değindik. Tasarımlarımız üzerinde en değerli noktaların nerelerde olduğunu inceledik.


Dedik ki;
  • Focal Point terimi fizik, matematik, elektronik, bilgisayar, oyun teorileri, fotoğraf ve resim gibi bir çok alanda karşımıza çıkar. Genel manada düşünüldüğünde merkezi yer, konunun özü, dikkat kesilecek mesele, odak noktası, can alıcı şey vs. gibi tanımlar yapılabilir.
  • Aktarmak istediğimiz en önemli bilgileri raporlarda en dikkat çeken bölgelerde tutmamız gerekir. Bu davranış hem estetik anlamda değer katar hem de algılamayı kolaylaştırır. Bu dikkat çeken noktalar Focal Pointler olarak adlandırılır. 
  • Göz doğası gereği tam da bu noktalarda durur ve rahat eder. Siz de istediğiniz mesajı bu arada vermiş olursunuz. Böylece mesajınızın etkisi artar.

Yedinci yazımız olan "Golden Ratio - Altın Oran" ile matematik ve tasarım odaklı bir konuya değindik. Yazımızda estetik algısı oluşturan tasarımlarda bu oranın nasıl ustaca kullanıldığından bahsettik.


Dedik ki;
  •  Gözümüze estetik görünün hemen hemen her yerde ölçüt olarak ya bu oran kullanılmıştır veya bu orana yaklaşılmıştır.
  • Matematik ve sanatta bir bütünün parçaları arasındaki en uyumlu oran olarak kabul edilir.
  • Ayçiceği, papatya, çam kozalağı, bitkilerin yaprak dizilişleri, insan vucudundaki azalar, deniz kabuğu vs. gibi bir çok doğal güzellik altın oranı sağlayan tasarıma sahiptir. Bununla birlikte Mimar Sinan’ın eserleri, otomativ sanayi, Mona Lisa ve Aziz Jerome tabloları, mısır piramitleri gibi yüksek kalite eserlerde, hatta günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kitap sayfaları, kibrit kutuları, oyun kağıtları, bayraklar gibi gözümüze hoş gelen insan berecerisi tasarımlarda da altın oran özenle tatbik edilmiştir.
  • Mehmet Suat Bergil “... Eğer uygulama veya işlev unsurları açısından hoşa giden ya da son derece dengeli olan bir forma ulaşılmışsa, orada Altın Sayı'nın bir fonksiyonunu arayabiliriz... Altın Sayı, matematiksel hayal gücünün değil de, denge yasalarına ilişkin doğal prensibin bir ürünüdür.” diyor. Yani tasarımlarımıza bir denge getirmek istiyorsak altın orana güvenebiliriz.



Şu paragrafla da konumuzun özünü sunmuştuk:

"Altın Oran sayesinde tasarımlarınız göze çok daha hoş gelecektir. Yeter ki mesajlarınızı küçülen dikdörtgenlere doğru kıvrılan spiraller boyunca verin. Çünkü insan zihni akışın bu spiral boyunca devam ettiğini varsayar. Siz de mesajlarınızı insan doğasına uygun şekilde vermiş olursunuz."

Serimizin sekizinci yazısı "Amaca Uygun Görselin Seçilmesi" ile verilerin son derece esnek ve hızlı analiz edildiği dimensional modelden, tablo-matris ve grafik türlerinin hangi durumlarda nasıl tercih edilebileceğinden bahsetmiştik. 


Dedik ki;
  • Tablo ve matris ile verinin kendisini sunarsınız. Grafiklerle ise destekleyici ve dikkat çekici mesajlar hazırlayabilirsiniz.
  • Grafikler ile sayısal verilerin yanısıra şu ek mesajları da sunabilirsiniz; Verinin zamana göre değişimini, Grupların bir birine göre büyüklüklerini, Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini, Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini, Standarttan sapma durumunu, Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)
  • Görselleri doğru seçmenin etkisi çok yüksektir. Doğal olarak yanlış seçmenin de bir maliyeti olur. Maliyet kalemlerin ilki hayal kırıklığı olur ki, bu projenin sonlandırılmasını bile tetikleyebilir. Eğer mesajlar doğru görsellerle ihtiyaca uygun şekilde iletilirse işletme yaşadıkça proje de yaşar.

Grafik tipi seçiminde faydalı olabilecek aşağıdaki çalışma da Dr. Andrew Abela tarafından yayınlandı. Tek sayfalık güzel bir özet.


Yazılarımızın tümünü gözden geçirdik. Artık sıra sizde. Raporlarınızda tasarımların etkisini arttıracak bir çok iyileştirme yapabilirsiniz.

İşte size doğru adımlar atmak için kullanabileceğiniz bir kontrol listesi :
  • Rapordaki bilginin konusunu ve amacını belirle. İstenilen raporun türüne karar ver (statejik, analitik, operasyonel). 
  • Hedef kitlenin beklentilerini anla. Rapor incelendikten sonra atılacak adımları dinle.
  • Rapor ihtiyacını seviyelendir. Üst yönetim, yönetim ve veri analistlerine farklı detay seviyelerde ve/veya farklı çözümlerle sunumlar yap. 
  • Etkili anahtar değerleri ve tamamlayıcı bilgileri bir araya getir. Gereksiz detaylardan arındır. 
  • Vermek istediğin mesajları bir araya getir. Mesaj sayısını küçük tut. 
  • Focal Pointin ve Altın Oranın gücünden faydalan. Mesajları rapordaki doğru konumlarına yerleştir. 
  • Anlaşılabilirliği arttırmak için mesaja uygun görselleri Gestalt prensiplerini göz önünde bulundurarak organize et. 
  • Veri-mürekkep oranı yaklaşımını uygula. Aşırı çeşitlilikten ve dikkat dağıtıcı mürekkeplerden kaçın.
  • Sık yapılan tasarım hatalarından kaçın. 
  • Grice'in etkileşimin etkisini artıran prensiplerini göz önünde tutarak raporunu test et.
Etkili rapor tasarlama serimizde çok değerli bilgilere odaklanmış olduk. Bu prensiplere uygun tasarlanmış raporların ses getireceği aşikar. 

Etkili tasarımlarınız projeye yapılan yatırımdan kısa sürede dönüş alınmasını sağlar. Karar vericilerin sisteme olan güvenini arttırır. Daha doğru aksiyonlar alınmasına ve işletmenin gücünün yükselmesine katkıda bulunur. Rekabette avantaj sağlar ve liderliği elde tutma imkanı verir.


15 Mayıs 2016 Pazar

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 8 (Amaca Uygun Görselin Seçilmesi)

Daha önce değindiğimiz veri-mürekkep oranı teorisini, Gestalt prensiplerini ve Herbert Paul Grice'ın etkileşim hakkındaki görüşlerini tasarımlarımıza yansıtmak istersek tablo ve/veya grafik seçiminde dikkatli davranmamız gerekir.

Gestalt Prensipleri ve Grice'in etkileşim hakkındaki görüşleri için :
http://www.abdullahkise.com/2014/10/etkili-rapor-tasarlama-teknikleri-2.html

Veri-mürekkep oranı teorisi için :
http://www.abdullahkise.com/2015/10/etkili-rapor-tasarlama-teknikleri-5.html

Grafik seçiminden önce elimizdekilere bir bakalım;

Verileri son derece esnek ve hızlı analiz etmek istediğimizde dimensional model kaliteli bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu modelde en basit söylemle, iki farklı karaktere sahip veri grubu oluştururuz. Sayısal veya hareketleri ihtiva eden gruba Fact, bu gruptaki verileri filtrelemek için kullanılan metinleri ihtiva gruba Dimension (boyut) adı verilir.

Dimension verileri genellikle fact verilerini filtreleyen parametreler ve/veya bu verileri çeşitli detaylarda kırarak dilimlere ayıran özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mesela satış, üretim, envanter, stok gibi sayısal veriler fact grupları olarak; müşteri, zaman, mekan gibi metinsel veriler dim grupları olarak modellenirler. Etkili rapor tasarımları elde etmek için bu iki grup veriyi amaca uygun görsellerle ifade etmemiz gerekir.

Dilerseniz raporunuzu düz metin olarak da hazırlayabilirsiniz. Ancak verileri düz metin olarak sunmak çoğu zaman anlaması zor bir görüntü oluşturur. Raporlarda doğru yerde Tablo-Matris ve/veya Grafik kullanmak, vermek istediğimiz mesajın netliğini arttıracaktır.

Tablo - Matris Kullanımının uygun olduğu yerler


Tablo ve matris çoğunlukla Dimension ağırlıklı verilerin sunumunda tercih edilir. Satır ve sütunlarda gösterilmesi anlam kargaşasına sebep olmayan ve en alt detayına kadar bütün olarak ihtiyaç duyulan veri kümeleri tablo veya matris olarak sunulabilir.

Özellikle detaydaki değerlere tek tek odaklanmak istiyorsak satır ve sütunların kesişimi bize anlamlı bilgiler verecektir.



İstersek tek bir değeri istersek belli bir alanı vurgulayarak ön plana çıkarabiliriz.

Burada satır veya sütun miktarı arttıkça okunabilirlik azalacaktır. Rahatça okunabilmesi için çeşitli gruplar oluşturup sadece istendiğinde detayları gösterecek şekilde bir tasarım yapmak isteyebiliriz. Bazen yine de tüm detaya ihtiyaç duyulur ve bu detay Excel gibi bir üründe analiz edilmek üzere istenebilir. Bu durumda zaten tasarıma aşırı yatırım yapmaya gerek olmaz. Çünkü beklenen şey anlaşılabilirlikten ziyade tüm detaylara sahip olmaktır.

Grafik Kullanımın uygun olduğu yerler


Eğer göstermek istediğimiz veri kümesi Fact ağırlıklı verilerden oluşuyorsa tablo veya matris ile gerekli tüm mesajları vermemiz mümkün olmaz. Grafikler bize ilişkili ek mesajları da verme imkanı sunar.

Fact verileri için şu ek mesajları da iletmek isteyebiliriz:

  • Verinin zamana göre değişimini
  • Grupların bir birine göre büyüklüklerini
  • Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini
  • Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini
  • Standarttan sapma durumunu
  • Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)

Gestalt prensiplerini göz önünde tutarak nokta, çizgi, çubuk, sembol, şekil kullanıp ek mesajları iletmek mümkün. Piyasadaki raporlama ürünleri çok zengin grafik çeşitliliği sunmaktadır. Daha önce yazdıklarımızı akıldan çıkarmayarak, mesajınızı açık bir şekilde verebilecek olanlardan dilediğinizi kullanabilirsiniz.

Çizgi, nokta ve çubuklar yardımıyla yukarıdaki mesajları şöyle iletebilirsiniz:
  • Verinin zamana göre değişimini

  • Grupların bir birine göre büyüklüklerini
  • Gruplar arasındaki farkın nasıl değiştiğini
  • Bir bütünün parçalarının bir biriyle ilişkisini
  • Standarttan sapma durumunu

  • Verilerin bağıntısını (Correlation) ve dağılımını (Distribution)

Özetle, tablo ve matris ile verinin kendisini sunarsınız. Grafiklerle ise destekleyici ve dikkat çekici mesajlar hazırlayabilirsiniz.

Ben bu yazıda tek tip grafik kullanmayı tercih ettim. Raporlama ürünlerinin grafik yelpazesi oldukça geniştir. Hatta bir kısım ürünlere sonradan yeni grafik türleri de entegre edilebilir.

Raporlama alanında yeni sayılabilecek Microsoft Power BI'da zengin görsel yelpazesine sahip bir ürünüdür. Hem Power BI kurulumu ile gelen hem de Microsoft'un galerisinde yayınlananlar görseller oldukça tatmin edici. Hatta yeni görselleri geliştirip Power BI'da kullanma imkanın bile mevcut.

İşte bir kaç örnek görsel:


Bunlardan amacınıza uygun olanlarını önceki yazılarımızı da göz önünde bulundurarak tercih edebilirsiniz.

Tablo-Matris veya grafikleri doğru seçmenin etkisi çok yüksektir. Doğal olarak yanlış seçmenin de bir maliyeti olur. Maliyet kalemlerin ilki hayal kırıklığı olur ki, bu projenin sonlandırılmasını bile tetikleyebilir. Eğer mesajlar doğru görsellerle ihtiyaca uygun şekilde iletilirse işletme yaşadıkça proje de yaşar.

9 Ekim 2015 Cuma

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 6 (Focal Points - Odak Noktaları)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisine devam ederken bir önceki yazımıza da göz atmanızı tavsiye ederim. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için sunduğumuz bir önceki ipucu, Veri Mürekkep Oranı (Data Ink Ratio) yaklaşımıydı. Bu yaklaşım sayesinde kullanıcıların dikkatini veri üzerinde nasıl tutabileceğimizi konuştuk. Merak edenler için;

Serinin bu bölümünde ise rapor tasarımının kalitesine katkıda bulunacak başka bir ipucuna odaklanacağız; Odak noktasına (Focal Point).

Focal Point terimi fizik, matematik, elektronik, bilgisayar, oyun teorileri, fotoğraf ve resim gibi bir çok alanda karşımıza çıkar. Genel manada düşünüldüğünde merkezi yer, konunun özü, dikkat kesilecek mesele, odak noktası, can alıcı şey vs. gibi tanımlar yapılabilir. Biz bu terimi ressam veya fotoğrafçı gibi ele alacağız ve raporlarımızda kullanacağız.

Rapordaki en önemli bilgi hangisi?


Öncelikle bir kaç sorunun cevabını verebiliyor olmak lazım. Raporda ne/neler aktarmak istiyoruz? Raporumuzun konusu ne? Rapordaki hangi bilgi diğerlerinden daha önemli? Kullanıcıların neye odaklanmasını istiyoruz?

Raporlarda vermek istediğimiz mesajların sayısını mümkün olduğunca azaltmak gerekir. Aksi halde bir mesaj kargaşası olur ve kullanıcılar anlam çıkarmakta zorlanır. Bir mesaj harika, iki mesaj kabul edilebilir miktardadır.

Rule of Thirds Kompozisyon Formülü


Karakalem çizimler yaparken karşılaştığım bir kuraldan bahsedeceğim. Bu kuralı raporlarımıza da uygulayabiliriz.

Kompozisyon hazırlarken çizimlerde denge ve amaç vurgusu ortaya koyabilmek için Rule of Thirds olarak isimlendirilen bir formüle başvurulması tavsiye edilir. Bu olmazsa olmaz bir kural değildir. Ancak çizimleri estetik açıdan doyurucu hale getiren güvenilir ve önemli bir formül olarak kabul edilir.

Aşağıdaki fotoğrafın odağı olan arı bu formül doğrultusunda konumlandırılmıştır.


Vermek istediğimiz mesajları (görselleri) Rule of Thirds isimli kompozisyon formülene göre konumlandırırsak, estetik açıdan rapor kalitesini arttırmış oluruz. Mesajları vurgulamak için neler yapabileceğimizi daha önce bir çok defa gündeme getirmiştik. Buraki formülle de mesajları vurgulamak için görselin rapor üzerinde doğru pozisyonda bulunmasını temin etmiş olacağız.

Tasarımları Rule of Thirds formülünü kullanarak yapmak oldukça kolay. Raporunuzu yatay ve dikey olarak çizgilerle üç parçaya ayırdığınızı düşünün. Çigizilerin kesişim noktaları en önemli mesajınızı konumlamak isteyebileceğiniz bölgeleri tarif eder.

İşte! bir rapordaki en can alıcı bölgeler aşağıda kırmızıyla işaretli.


Göz doğası gereği tam da bu noktalarda durur ve rahat eder. Siz de istediğiniz mesajı bu arada vermiş olursunuz. Böylece mesajınızın etkisi artar.

Peki, bu noktalar arasında da bir önem sırası var mıdır?


Elbette, ancak bunun yazılı kültürlere göre farklılık gösterdiğine inanıyorum. İnsanlar baktıkları bir ekrana veya kağıda sanki bir metin okuyormuş gibi odaklanırlar. Yani eğer raporlama yaptığınız bölgede yazı soldan sağa akıyorsa, raporda ilk bakılacak yer soldaki nokta olur. Dolayısıyla en önemli mesajınızı burada bulundurmak istersiniz. Benzer şekilde o bölgede yazı sağdan sola akıyorsa, sağdaki noktalar daha değerlidir. Bu mantık yukarıdan aşağı doğru da geçerli.
Yukarıda belirttiğimiz noktalar kadar olmasa da görsellerin tasarım dengesinde iyi sonuçlar veren başka noktalar da var. Bunları dik üçgenler kullanarak keşfedebilirsiniz.


Focal Point farkındalığının Etkili Rapor Tasarlamada önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum. Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için ilham veren bir ipucu oldu.

Sonraki yazımızda bir başka ilham veren ipucuna, raporlarda altın oran kullanımına değineceğiz.

Faydalı olması dileğiyle...

7 Ekim 2015 Çarşamba

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 5 (Data Ink Ratio - Veri Mürekkep Oranı)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisine devam ediyoruz.

Bir önceki makalemizde bir kaç hatırlatma yaptık ve güzel tasarlanmış raporların karakteri ile ilgili bazı ipuçları verdik.

Bu yazımızda ise, raporlardaki görsellerin estetiğine doğrudan katkı sağlayacak üç yöntemden biri olan veri-mürekkep oranı (Data-Ink Ratio) yaklaşımına değineceğiz.

Aşağıdaki rapora bir kaç dakika göz gezdirin. İlk olarak dikkatinizi çeken şeyler neler? Bilgi mi? Yoksa kalın, kalabalık, anlamsız renkli ve aralarında koca koca boşluklar olan görseller mi? 



Edward R. Tufte 1983 yılında sayısal verilerin görsel sunumu husunda “Data-Ink Ratio” ismini verdiği bir yaklaşım yayınladı.  Tufte’ye göre grafiğe harcanan mürekkebin büyük bir kısmı veri-bilgi için kullanılmalıdır. Veri için harcanan mürekkep grafiğin silinemez çekirdek kısmını oluşturur. Gereğinden fazla kullanılmamak şartıyla sayıların değişimi, mürekkep kullanımındaki değişimle ifade edilir.

Kafa karıştırıcı görünüyor olabilir. Aslında çok basit. Mümkün olduğunca sayısal verileri ön planda tut. Kullanılan görseller, dikkat dağıtmadan verileri ve verideki değişimi anlatsın.

Aşağıdaki grafiklerden hangisi kalabalıktan arınmış ve veriye odaklanmanızı kolaylaştıracak nitelikte.


Sağdaki değil mi? Soldaki grafikte ilk göze çarpan şey renk ve grid çizgileri olmakta. Sayılar daha sonra dikkat çekiyor. Sağdaki grafikte ise sayılara ve değişimine odaklanmamak elde değil. Oldukça basit ve amacına uygun.

Grafiklerde sayıların olduğu alanlara data-ink, geriye kalanlara da non-data-ink adı verilmiştir. Grafikte kullanılan mürekkep miktarı, veri için kullanılan mürekkep miktarına ne kadar yaklaşırsa ideale de o kadar yaklaşıyorsunuz demektir.

İyi bir grafikte sadece data-ink olur. Non-data-ink alanlar mümkün olan her yerden kaldırılmalıdır. Bunun amacı yukarıda da söylediğimiz gibi kullanıcıların tüm dikkatini verilere yöneltmektir. Aşağıdaki resimde kırmızı olan alanlar non-data-ink adıyla anılmaktadır. Sayısal olan alanlara ise data-ink adı verilmiştir.


Görsel kaliteyi nasıl arttırabiliriz?


İki adımlık bir çalışma ile kaliteyi arttırmak mümkün.

1- Non-Data-Ink (veri içermeyen) alanların değerini azalt

    • Gereksiz tüm veri içermeyen alanları kaldır.
    • Geriye kalan veri içermeyen alanları düzenle ve etkisini azalt (vurgusuz olsun)
Aşağıdaki tablolara baktığımızda sağdakinin daha kullanışlı olduğuna hemen karar verbiliriz. Soldaki hatalı bir tasarım.


2- Data-Ink (veri içeren) alanların değerini arttır.
    • İhtiyaç olmayan tüm veri içeren alanları kaldır.
    • Çok önemli bilgilerin sunulduğu alanları vurgula.

Aşağıdaki tabloda kırmızının tonları ile ktirik sayılar işaratlenmiş ve ön planda tutulmuş. Bir farkındalık oluşturulmuş.



İki adımlık çalışmayı ve değişimi aşağıdaki örnekte görebiliriz :



Sol üstteki ve sağ alttaki grafiklere bir bakın. Yapılan değişiklikler nasılda bilgiyi ön plana çıkartıyor.

Bu prensipleri birden fazla grafiği bir arada kullanırken de göz önünde bulundurmak gerekir. Aksi halde en üsttekine benzer bir şey çıkar karşınıza.

Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için sunduğumuz ipuçlarına diğer yazılarda devam edeceğiz.


Faydalı olması dileğiyle.

5 Ekim 2015 Pazartesi

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri - 4 (Güzel Tasarlanmış Raporların Karakteri)

Uzun bir aradan sonra “Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri” yazı serisine devam etmeye karar verdim. Raporlama projelerine girişecek tarafların dikkatle incelemesi gereken önemli bir seri olduğu düşüncesindeyim ve çevremden aldığım geri dönüşler de bu düşüncemi destekler nitelikte.

Önceki yazıları kısaca bir hatırlatmak gerekirse;

Serinin ilk makalesinde dashboard tanımı ve mükerrer yapılan tasarım hataları üzerinde durmuştuk. Yazıda geçen tasarım hatalarından bir kaçı sizin projede de olabilir. Mutlaka bir göz atın;

Serinin ikinci makalesinde ise mümkün olduğunca kolay yorumlanabilen ve amaçlanan kısımları akılda kalan tasarımlar dizayn etmek için hafızanın işleyişine, algıyı güçlendiren sembollere ve görsel duyunun çalışma prensibine odaklandık. Etkili tasarımlar için gerçekten büyük bir adım oldu. Bakmadan geçmeyin;

Serinin üçüncüsünde, yani ara vermeden önceki son yazıda ise, geliştirme süresince karşımıza çıkabilecek önemli bir kaç sorunun cevaplarına odaklandık. Rapor ihtiyaçlarını kategorize ettik ve teknoloji seçimini etkileyecek noktalara değindik. Yazıda geçen sorulara ve cevaparına mutlaka bir göz atın;

Nihayet bu yazımızla birlikte tasarım prensiplerine giriş yapmış olacağız. Artık bazı raporların neden çok güzel, bazılarınınsa neden çok itici olduğunun açıklamasını yapabileceğiz.


Güzel tasarlanmış bir raporun karakteri nasıldır?


Öncelikli olarak rapora gelen kişinin doğru bilgiyle karşılaşması çok önemlidir. Buradaki doğru bilgiden kasıt sadece verinin tutarlı olması değil aynı zamanda beklentiyi karşılayacak nitelikte olmasıdır. Yani kullanıcılar rapordan umduğunu bulmalıdır. Karşılaşılanların bir kısmı işe yaramıyorsa zamanla raporunuz daha itici hale gelir. Bir süre sonra kullanıcılar kendi raporlarını tasarlamayabilmek için veriye direk erişim talebinde bulunur.

İyi bir dashboardda görseller son derece estetik kaygıyla organize edilmiş olmalıdır. İlk odaklanılan alanlarda konunun özetiyle ve ististanalarla karşılaşılmalıdır. Hedefe ve hedef kitlenin ihtiyacına uygun, anlamlı alışkanlıklarıyla uygumlu ve anafikri doğru ifade eden görseller tercih edilmelidir. Aktarılmak istenen bilgi en kullanışlı araçlar yardımıyla, basit ve en kısa yoldan aktarılmaldır.

Özetle güzel tasarım nasıl olur?


Genel olarak verilmek istenen ana fikrin doğru verilerle, doğru ve tutarlı görseller kullanılarak sunulmasını ilk adıma koyarsak, ikinci adımda bu görsellerin estetik kaygıyla konumlandırılmasından söz edebiliriz. Hemen şimdi iç açıcı güzellikte raporlar hazırlamak için bir kaç teknik söyleyelim. Bunlar; veri-mürekkep oranı  (Data-Ink ratio) yaklaşımının uygulanması, odak noktasının (focal point) etkin kullanımı ve estetiğin matematiksel karşılığı olarak bilinen altın-oranın (Golden ratio) sağlanmasıdır.

Bu üç tekniğin detaylarından bahsetmeden önce aklımızda tutmamız gereken şey tasarımlarımızda Henry David Thoreau’un tavsiyesine uyarak; evrenin daha yaşanılabilir bir yer haline gelmesi için hayatı basitleştime fikrini tatbik etmektir. Basitlikten kastımız ana fikrin doğrudan verilmesi ve kolayca kullanılabilmesidir. İlkel veya tam tersi aşırı dikkat dağıtan görsellerden kaçınmak gerekir. Özetle edebiyattakine benzer şekilde fesahat ve belagat şartına riayet edilmelidir.

Yüzlerce kişinin ölümüne, milyarlarca doların heba olmasına sebep olan uçak kazalarının temel nedeni; basit olmayan kontrollerden dolayı pilotların ne olup bittiğini çok geç farketmesidir. Çoğu zaman basitleştirmek ve kolaylaştırmak hayati öneme sahip olur.

Dashboardlar dikkatleri üzerine çekip insanlara neler olup bittiğini ve ilk baktıklarında nelere odaklanması gerektiğini söylemek zorundadır. Bu kalitede bir iş çıkarmak için bugüne kadar konuştuklarımıza, bundan sonra detaylandıracağımız 3 tekniğe ve devamında paylaşacağımız görsellerin doğru kullanımı hakkındaki ipuçlarına ihtiyacımız olacak.


faydalı olması dileğiyle ...